|
ERGÜLÜ BABA TÜRBESİ
Sungurlu'nun batısında, Yörüklü beldesinde
bulunmaktadır. Çocuğu olmayanlar burayı ziyaret
ederler.
DEMİRŞEYH TÜRBESİ
Türbenin yapılış tarihi ve yaptıran hakkında kesin bilgi yoktur.
Yapının kitabesi de
bulunmamaktadır. Efsaneye göre Anadolu'nun fethinden hemen
sonra yapılmıştır. Halbuki
binanın mevcut şekli, bir Selçuklu yapısından ziyade, sade
bir Osmanlı yapısı olduğunu
göstermektedir. Demirşeyh beldesinde, Tekkeşinler adlı bir
sülaleden gelen aile türbe ile
ilgilenmektedir. Türbeyi ataları Şeyh Mustafa'nın vakfettiğini
söyleyen bu ailenin elinde, bir
de II. Mahmut tarafından verilmiş Hicri 1242 (Miladi 1827)
tarihli bir ferman bulunmaktadır.
Binanın duvarları
moloz taş örgü üstüne kesme taş kaplanarak yapılmıştır.
Kubbe ve Kemer
örgüleri tuğladır. Kare planlı ve kubbeli bir yapı olan
türbe, büyük bir mezarlık içindedir.
Kubbeye kare gövdeden köşelerdeki tromplarla geçilmektedir.
Trompların arasında pencereler
yer alır. Duvarlar dıştan kesme taşla kaplanmıştır. Asli
şekli oldukça değişmiş olan türbe,
harap bir görünüm arzeder. İçinde sade bir mezar vardır.
Duvarlar onarımlarda
etraftan toplanmış olan moloz taşlarla örülüp sade taş bir
silme ile
bitirilmiştir. Üstü Marsilya kiremiti ile kaplı olan bir
çatıya kapatılmıştır. Türbenin üstünde
bulunan ve saf demir denilecek bir bileşime sahip olan göktaşı
vardır.
Bazı defineciler taşı "Beyaz Altın" olarak nitelendirilmektedir.
Maden Tetkik ve Arama
Endüstrisi'nde taşın ana elementinin demir, çok az miktarda
nikel, bakır ve kobalttan
oluştuğu anlaşılmıştır. İşte Demirşeyh adının bu demir taştan
geldiği düşünülmektedir.
1977 yılında Demirşeyh Türbesi, Vakıflar Genel Müdürlüğü
tarafından onarılmıştır.
Hırsızlara karşı korunmak amacıyla; demir kütlesi mezarların
üzerine uzatılarak çevresi
betonlanmıştır. Halen demirin 60-70 cm'lik bir kısmı açıktadır.

DEMİRŞEYH TEKKESİ
Bu tekke Demirşeyh Köyü'nde bulunmaktadır. Bizans zamanında
kaldığı zannedilmektedir.
İsmini, içinde bulunan on tonluk yekpare bir demirden aldığı
söylenmektedir. Halk inancına
göre bu demiri götürseler dahi, demir gece tekrar eski yerine
gelirmiş.
 NÖBETİ
BABA TÜRBESİ
Aygar Dağı'nın zirvesinde, düz bir alanda bulunan Nöbeti
Baba Türbesi, bir asrı aşkın bir süreden beri Sungurlu halkı
tarafından yağmur ve şükür duası yapılmak için ziyaret edilmektedir.
Nöbeti Baba'nın yaşadığı dönemin bilinmemesine karşın; alim
bir kişi olduğu nöbet tutarken şehit edildiği ve mezarının
bu türbede olduğu rivayet edilmektedir.
Her yıl Mayıs
ayında ilçe merkezinden ve çevre köylerden 1500-2000 kişinin
katılımıyla yapılan yağmur duasında türbenin etrafındaki
düz alanda toplanılır, dualar yapılır. Yağmur dileği namazı
kılınır. Kurban kesilir. Kurban etleri büyük kazanlarda
bulgur pilavı pişirilip yağmur duasına katılanlara sunulur.
SARILIK
DEDE
Salman Köyü'nde bulunmaktadır. Sarılık hastalığına yakalananlar
burayı ziyaret ettirilirler.
Burayı ziyaret edenlerin Sarılık hastalığından iyi oldukları
söylenmektedir.
Dünyanın bir çok yerinden
gelen ziyaretçilerin akınına uğrayan BOĞAZKALE'nin ilçeye
yakınlığı ve güzergahta olması nedeniyle Sungurlu'nun Turizm
hayatına olumlu yönde katkıları vardır.
Doğu Karadeniz kıyılarının
İç Anadolu, Akdeniz ve Ege kıyılarına bağlantısını sağlayan
190-02 nolu Devlet Karayolu'nun ilçemizi ortadan ikiye bölerek
geçmesi Sungurlu'nun bu yol üzerinden önemini bir kat daha
artırmaktadır. Taşıt trafiği açısından son derece yoğun
olan bu yol üzerinde Sungurlu'nun vitrini ve dışa açılan
kapıları konumunda bulunan dinlenme tesisleri yer almaktadır.
Coğrafi konumu ve yerleşim
nedeni ile Ege, Akdeniz ve Karadeniz bölgelerinde seyahat
edenler için konaklama için en ideal yer durumdadır.
YEDİLER
TEKKESİ
Sungurlu'da bulunmaktadır. Cuma günleri ziyaret edilerek
dua edilir. Dilekte bulunulur.
Dileklerin kabul edileceği ve yerine geleceğine inanılır.
Tekke yedi Cuma vakti üst üste
ziyaret edilir. Bir diğer ismi de Yedi Kardeşler tekkesidir.
SARIKAMIŞ (Kızıl Yüğrük) OCAĞI
Burada kaşıntılardan meydana gelen yaraya bakır
kızdırılıp, bastırırlar. Sıcak domates ve ya
hamurdan ilaç yapılıp sarılır. Bu arada bu işi bazı
aileler yaparlar. Buna PARPILAMA ismi
verilmektedir.
DEDELİ
BAĞ (Dedeli Bey)
Sungurlu'da bulunmaktadır. Cuma günleri yürümeyen çocuklar
buraya getirilerek mum
yakılır, çocuğun kollarından tutularak etrafında gezdirilir.
Böyle yapmakla çocuğun
yürüyeceğine inanılır.
GARİB BABA
TEKKESİ
Sungurlu'ya 30 km'lik mesafede, Hilallı ile Çavuşçulu köyleri
arasında bulunmaktadır.
Önemli bir siyaretgahtır. Birçok hastalar iyi olabilmek
ümidiyle buraya gelirler.
İÇMECE
Karnı ağrıyanlar, karnında solucan olanlar, kabızlık çekenler
oraya giderler. Sungurlu'nun
birkaç km güneyinde bulunmaktadır. Ailelerin yazın piknik
yaptıkları yer durumundadır.
Burada bulunan suyun başında kavga edilirse, suyun kesildiği
söylenmektedir. Hasta
olanların buraya yedi gün gelerek suyundan içmeleri gerekmektedir.
SABUROĞLU OCAĞI (Seyyid Sabur)
İlçemizin şimdiki adı ile Aydoğan eski adı ile Mihmandı (meymandı)
köyünde bulunmakta idi. Ocak bulunduğu yere göre halk
arasındaki ağız ile de şekil alır. SABUROĞLU OCAĞI Meymandı
ocağı olarak da bilinmektedir. Saburoğlu Ocağı Anadolu da ki
kırk civarındaki ocaklardan sadece bir tanesidir. Her ocak
kurucusunun adı ile anılır. Bu ocağın kurucusu da Horasan
Erenlerinden 4.İmam Zeynel abidin evlatlarından “SABUR
BABADIR” . Ocakların işlevsel mahiyeti ,halkın sosyal ve
yaşamsal ihtiyaçlarının karşılandığı bir dergah olma
özelliği yanında, aynı zamanda sağlıkla ilgili problemlerini
giderdiği bir şifa kuruluşudur. Anadolu daki her ocakta aynı
tıpta olduğu gibi farklı hastalıkların tedavisinde rol
oynarlar. İşte Saburoğlu Ocağı da felçli hastalara hizmet
veren manevi bir sağlık kuruluşudur.
Buraya gelen insanlar yeşil sanduka içerisindeki “Emanet”
diye tabir edilen yalnızca ocak yetkilisi tarafından görülüp
kullanılabilen bir işlemle hastalara hizmet vermektedirler.
Bu yeşil sandukanın bulunduğu yada taşındığı her yer Ocak
Evi diye anılır. O nedenle Ocak temsilcisinin göç etmiş
olması emanetleri de beraberinde götürmesi demektir.
Saburoğlu Ocağı halen Ankara dadır. Ama halk hala Mihmandı (meymandı)
ocağı ibaresini kullanmaktadır.
ARİF DEDE TÜRBESİ
Arif Dede Türbesi , Ankara - Samsun yolu kenarında,
sungurlu ilçesine 18 km. uzaklıktaki bir tepe
üzerinde konuşlandırılmıştır. Arif Dedenin yaşamış
olduğu Meymandı köyünün de hemen karşısındadır. 1312
yılında bu bölgede doğduğu bilinmektedir. 05.02.1969
yılında Meymandı köyünde Hakka yürümüştür. Vasiyeti
üzerine şimdiki bulunduğu tepeye gömülmüştür. Arif
Dede Saburoğlu Ocağının kurucusu “Sabur Baba”
evlatlarındandır. Seceresi 4.İmam Zeynel abidine
dayanmaktadır. Kabri daha sonra ziyaretçilere açık
bulundurularak, buralarda adakların kesilmesine,
zatın huzurunda Allaha dilek ve temennilerini
ziyaretgahta rahatça yapabilecekleri düzenlemeyle
türbe bu günkü şekline getirilmiştir. Arif Dede
Türbesi yılın 12 ayı ziyaretçilerin akınına
uğramaktadır. Türbe ihtiyaçlarının karşılanabilmesi
ve manevi şahsiyetine zarar gelmemesi açısından
torunu Niyazi SABIROĞLU ( Ocağın şu anki postnişini
)tarafından “Saburoğlu Ocağı Arif Dede Türbesi
Koruma Ve Yardımlaşma “ adı altında bir dernek
kurarak hem “Arif Dede” hem de bağlı bulunduğu
“Ocak” kurumsallaştırılarak koruma altına
alınmıştır.
NOT: Saburoğlu Ocağı (Seyyid Sabur) ve Arif Dede
Türbesi için İletişim;
E-mail:
saburogluocagi@yahoo.com |